karışır mesafeler o anda, olur olmaz uzaklar, olur olmaz kısalır,
kadıköy'den istanbula ilk avare akşamlar..
İnsan bazen hüzünlenmek istiyor, hüzünlenecek bir şeyler bulmak. Sanırım bu ruh halini alışkanlık haline getirenler için özlenecek bir şey bu. Bu şarkı bana hüznü hatırlatıyor, sadeliği, sadeliğin hüznünü belki de. Bazen içinde bulunduğunuz karmaşayı yok etmek istersiniz ya hani, bundan daha iyi olmayan, ama daha sakin olan geçmişinize gitmek istersiniz, öyle oluyorum bu şarkıyı dinleyince. İlk gençlik yılları, saflık, o heves, bu hevesle yaşanan kimi aptalca kimi sempatik şeyler... Sorumluluğun az olduğu o dönem, bu dönemkinin tersine avarelik, umursamazlık, bazen bir kişinin söylediği saçma bir sözü günlerce düşünmek, içinden tonla mana çıkarmak. Ve o saflığı giderek yitirmek, saflığın aynı zamanda salaklık olduğunu bilmek ama gene de o salaklığı bile özlemek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder